Çelebi | 20. Sayı | Türk Metinleri – I
₺350,00
2 adet stokta
Sunuş
Türk Metinleri dosya konulu sayımız ile 20. sayıya ulaşmanın gururunu yaşıyoruz. Şükürler olsun Allah (c.c.) bugünleri görmeyi bizlere nasip etti. Uzun bir yolculuğun, emeğin, gayretin ve özellikle de istikrarlı çalışmanın neticesinde Çelebi dergisi bugünlere ulaştı. Her sayımızda siz kıymetli okuyucularımızın karşısına daha iyi çıkabilmek için kendimizi geliştirmeye gayret ettik. Bu gayretin karşılığında da okuyucularımızın takdirini gördük. Başlangıçta birçok kişi tarafından bir heves olarak görülen niyetimizin azim ve sebatla birleştiğinde hangi noktalara ulaşabileceğini de tecrübe etmiş olduk. Bu süreç ise bir meyvesini daha vermiş oldu: Çelebi Neşriyat.
2026 yılının Haziran ayında yayın hayatına başlayan Çelebi Neşriyat, dergimizin fikri çizgisini mütemadiyen takip eden bir yayın politikasına sahiptir. Dergimizde gerçekleştirmeye çalıştığımız Türklük Külliyatı ve Abide Şahsiyetlerimiz’i neşriyat çatısı altında daha detaylı bir şekilde gerçekleştirmek istiyoruz. Dergimizin akademik çerçevesinden taşarak neşriyat bünyesinde özellikle de edebiyat sahasında da önemli eserleri yayımlamaya hazırlanıyoruz. Temel olarak, Türk-İslâm medeniyetini merkeze alarak günümüzde fikir üretmekte zorlanan entelektüel dünyamıza bir alternatif oluşturabilmeyi hedefliyoruz. Çoğunluğunu tercüme eserlerin domine ettiği Türk yayıncılığında Türkçe telif eserlerle katkıda bulunmak istiyoruz.
Buradan Türk Metinleri dosya konulu sayımıza dönecek olursak, ilk olarak değinmemiz gereken husus, uzun soluklu bir serinin müjdesini veriyor olmamızdır. Toplamda 3 sayı/cilt olarak planladığımız Türk Metinleri dosya konusu ile Türk tarihinde kültür ve gündelik hayatımızı şekillendiren kurucu metinlere odaklanıyoruz.
Batı’da kanon olarak isimlendirilen ve Batı medeniyetinin şekillenmesinde başat rol oynayan metinler bugün sadece Batı’nın değil evrensel kanonlar haline gelmiştir. Bu durum günümüzde her alanda (sosyal medyada, sinemada, gıda endüstrisinde vb.) dolaylı da olsa bu kanonlara maruz kaldığımızı göstermektedir. Çünkü, dünyaya egemen olan endüstriler Batı ve Amerikan menşeili olduğundan maruz kalma durumumuzda şaşılacak bir bilgi olmamalıdır. Bazen bu denkleme müzik ve sinema endüstrileri ile Güney Kore, Çin ve Hindistan gibi medeniyetler de girse de Batı ve Amerikan baskınlığı kronik bir hal almış durumdadır. İlk söyleyişte komplo teorisi gibi de gelse, kabullenmek zor da olsa durum böyledir.
İçinde bulunduğumuz bu durum bizi kendi kanonlarımızdan (bizim deyimimizle “metinler”imizden) yani kültürel kodlarımızdan uzaklaştırmıştır. Bugün çocuklarımıza klasik eser adı altında çoğunlukla kendi medeniyet geleneğimize ait olmayan eserleri okutuyor olmamız, bu algının ne yönde şekillendiğini göstermektedir. Bu sebeple de, bu konuyu kavramsallaştırmak ve gündeme getirmek adına Türk-İslâm medeniyetini şekillendiren, kimliğimizi oluşturan eserleri Türk Metinleri başlığı altında işlemeye karar verdik.
Bu kavramsallaştırmayı gerçekleştirmeye çalışırken neden Türk Kitapları ya da başka bir isim değil de Türk Metinleri kavramını tercih ettik? Çünkü, kimliğimizi şekillendiren eserler sadece günümüzde alışageldiğimiz kitap şeklinde yazılmamış; taşlara, kitabelere, ağaç kabuklarına, ceylan derilerine, kağıtlara yazılmış ya da sözlü gelenekte dilden dile aktarılmıştır. Orhun Yazıtları, Türk kimliği için ne kadar önemliyse Kutadgu Bilig’de, Mevlid’de, manilerde, türkülerde o kadar önemlidir. Buradan hareketle şunu söyleyebiliriz: Türk Metinleri kimliğimizi şekillendiren yazılı belgeyi ve sözlü gelenek hafızasını bünyesinde barındırmaktadır.
Her sayımızda olduğu gibi bu sayımızda da uzun bir teşekkür listesine sahibiz. Öncelikle Türk Metinleri dosya konulu sayımızın hazırlığına başladığımız ilk günden itibaren öneri ve düşüncelerini bizden esirgemeyen ve aynı zamanda çok önemli bir röportaj ile bu sayımıza katkı sağlayan Prof. Dr. Bilal Kemikli’ye hassaten teşekkür ederiz. Türk Metinleri dosya konulu sayımıza yazıları ve düşünceleriyle katkı sunan; Hayati Bice’ye, Prof. Dr. Ahmet Taşağıl’a, Prof. Dr. Vahit Türk’e, Prof. Dr. Ali Yılmaz’a, Prof. Dr. Mevlüt Uyanık’a, Muhammed Alp Turan Gezer’e, Emine Bağcı’ya, Murat Kağan Atalay’a, Eda Yılmaz’a, Seda Ulusoylu’ya, Gamze Koca’ya, Başak Derin’e ve Türkan Alpay’a en kalbi hürmetlerimizle teşekkür ederiz.
Ali GEZGİNCİ
Çelebi Dergisi İmtiyaz Sahibi

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.